| Dilin Bir Var Bir Yok Ankasıdır |
BAHAREVİSonbaharı er geç bırak dalında Beyaz şilteler kızların açık saçık uykuları Dilin ağırlığında her renk bir harf Bana gelecekse dursun turuncuya gökyüzü Ve derken itler çoğalır kahverengiler Bu işkence başlamadan da vardır Saymaz gece her yerde damlasını İhmaller yarı örtük yarım örtük Göze gelimsiz her tanıdık sözcük Tütün karıştı gibi ikindiye Sırtında yalnız çıplak orkide kokusu İsminin yalan yanlış etrafı Kuru yeşil nasılsa güneş indinde Yarı kırmızı ve ıslak arası Senbaharı mısın yağmurlu kuşun? Ben değiştirdim cevabı öylecene Al üstüne er örtünü baharevinde Mevsimin benden başka bir yaza bir kışa benzerliği Dargınlığımı alır tanrının sesinden... 16:01 - Pazar, Hazirane 28, 2009 - yorum {3} - yorum yazGECE MATİNESİbekledikçe koyulaşan bir kahverengi oluyor eminim dalıp gitmek hazırdaki uçurum sözcüğünden diğerine anladım bunu da, yedeğimdeki yeni yetmelik halimle saatteki küstah aldanmazlığa bol kibir şartmış dediler galiba ilk kez eğiyordum etimdeki bu göğermiş iğneyi en saplantılı yeriydi, galiba etimin en diklenen yeriydi ak ipini çektim kopardım gözlerin yumuk karasından dudaklarda acımtırak yaratmanın hevesi yatıştı yatışıyor nerden anladım, akşam bulutu yağmuru seğiriyor çünkü eğildim temasına ölü kuş kanatlarının çırpındı çırpınıyor hemen anladım, sabah vapuru denizini geğiriyor çünkü bastığım mermerin teri titriyor, toparlanıyor can havli cem olma iştiyakı yetiyor yetmiyor pişmemiş damlaya ivedi kopup yerden, düşüyor tavanına asma kubbenin ağır çekim gösteriyor göz, bu güzide kanayış sahnesini bir kare sonrasında yaşı başı geçmiş, geçmiş de Rodin delice bir yuvarlağı içerden yontuyor, delice gri taştan alna yapışan kızıl saçları fırçasının ucunda acı ressam gözbebeğini şeksiz, oydukça oyuyor tuvalinin haricine ala saçlarıyla taze kız, taşıyor esmer sırtlığında annesini kucağındaki sıcak taşa ani rakamlar kazıyor inmeli baba cami cemaatine tebdil ediyor birden pazarın kalabalığı musalladan inip kendi namazına duruyor sahipsiz ölüm üstündeki çıplaklığı bir kez daha soyunan deminki kız yorgan altında buluyor, arayıp bulamadıklarımın tümünü ala saçlarını düğümlediği yerimden sarkıyor hayata sıçrayarak ayaklanıyorum yataktan, ama yatak ayaksız boz renkli gömleği ile, aşağıda kıyısında taşlı ırmağın yorgunluğunu atamamış uzun boyunlu zarif sularının kanmak bilmez içicileri kara kavruk, sarı savruk ağaçlar ve daha uzun kalamayacağını bilince elma, çürüğünde bekledikçe koyulaşan kahverengi oluyor balığın karnı 11:45 - Salı, Hazirane 2, 2009 - yorum {yok} - yorum yazYÜZÜK DALINA ASILI PARMAK |